Perküsyon Sanatçısı Murat Coşkun İstanbul'd​a !


















 
Doğu ve Batı’nın farklı müzik dünyaları arasında büyüleyici ve mistik geçişleriyle tanınan,çok yönlü yaratıcı ve sanatçı kişiliğiyle sınırlar ötesinde kendisine saygın bir yer edinen perküsyon sanatçısı Murat Coşkun ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
 
Kendisini daha yakından tanıyalım ve başarı hikayesini hep birlikte ögrenelim...
 
Öncelikle sizi tanımak isteriz.Murat Çoşkun kimdir? Bize kendinizden bahseder misiniz?
Almanya´da doğup büyüdüm ve 22 yıldan beri Almanya’nın güneyinde kalan Freiburg şehrinde yasıyorum.
Perküsyoncuyum ve çeşitli vurmalı çalgılar üzerine çalışmalarım var.
Dünya çapında''world percussionist“ olarak konserler veriyorum.
Çeşitli ülkelerde yaşayan müzisyenlerle beraber sahne için konseptler oluşturuyorum.
Vietnam, Kore, Endonezya, Kamboçya, Moğolistan, Japonya, Iran, Orta Doğu, Kuzey Afrika, doğu ve batı Avrupa ve USA gibi devletlerde sık sık konserler veriyorum.
Arada sırada Türkiye´ye de yolum düşüyor ve buna tabii ki çok seviniyorum… :)
Yanı sıra 8 yıldan beri Tamburi Mundi adında bir bendir ve ritim festivalini yönetiyorum.
 
Hobileriniz ve sizi tanımlayacak özelliklerinizi de bilmek isteriz?
Aslında hobim müzik yapmak…
Bunun dışında çok hobilerim yok, çünkü zamanım olmuyor pek..
Evde olunca bos zamanlarımı ailemle geçirmek istiyorum.
Çocuklarla beraber olmayı seviyorum, tabii ki buna hobi denilemez herhalde.
Bunun dışında: Freiburg gazetesinin oluşturduğu futbol takimi var, onlarla beraber haftada 1-2 defa beraber futbol oynuyorum.
Tabii ki Freiburg´da olursam.
Koşmak ve yoga benim için çok önemli, bunu her istediğim yerde yapabiliyorum…
 
Öğrenim durumunuz? / Aldığınız eğitimler ve eğitmen kimliğinizden bahseder misiniz?
Freiburg´da Doğu bilimi ve Etnomüzikoloji okudum.
Bunun dışında 5 yıl özel perküsyon dersi aldım.
Bu dalda benim için en önemli hocam New York´lu Glen Velez oldu.
Almanca, İngilizce, Fransızca ve Farsça öğrendim, bu diller benim için yurt dışındaki yaptığım projelerde çok faydalı oldu…
 
Hedefleriniz / Başarılarınız nelerdir?
Hedeflerim aslında her zaman güzel bir şey yaratmak, insanları bir araya getirmek, onlarla müzik esliğinde komünikasyon sağlamak.
Müziğin daha doğrusu perküsyon ve ritmin tadını her insana sunabilmek.
Sanatı, insani ve tabiatı bir araya getirmek.
Bunu sürekli konserlerimde yapıyorum ve yapmaya çalışıyorum.
Ve bu nedenle 8 yıl önce „Tamburi Mundi Festivalini“ kurdum, bu festivalde çok çeşitli insanlar, çeşitli kültürlerden bir araya geliyorlar, beraber bir şeyler yaratmak için, birbirlerinden yeni şeyler öğrenmek için.
Kendimde workshoplar veriyorum, hatta yılda bir defa “Kapadokya Frame Drum Camp” düzenliyorum.
Avrupa´dan ve Türkiye´den gelen insanlarla beraber bir hafta doğada ritim ve bendir dersleri veriyorum.
Su an "Plan Ada" ile beraber çalışıyorum ve İstanbul´da etkinlikler hazırlıyorlar.
Umarım ileride Türkiye´de daha fazla konserler mümkün olur.
 
Yakın gelecekte hayata geçirmek istedikleriniz?
Önümde çok projeler var, senfoni orkestraları ile beraber çalışmalar, uzun turneler, CD kayıtları, TV ve radyo kayıtları ve konserler.
Bunların hepsi benim için önem taşıyor.
Fakat en önemlisi her şeyi yaparken sanatın ve hayatin değerini göz önüne almak ve yaptığım şey insanlar için olduğunu unutmamak!
Her zaman seyircilerime ve yardim eden insanlara ve organizasyonlara minnettarım!
Çünkü müzisyen yalnız basına yasayamaz, mutlaka onu dinleyen ve dinlemesini bilen birileri olması lazım.
 
Son olarak eklemek istedikleriniz ve Hayat felsefeniz nedir?
Bu yoğun isler arasında yinede dengeli ve sıhhatli bir hayat geçirmeye ve aile ile beraber zaman geçirmeye önem vermek.
Hayattan, başka insanlardan bir beklentin olmamalı, tam tersine, onlara sen bir şey vermelisin. Ne kadar iyi şey verirsen o kadar güzel şeyler geriye gelir…
Röportaj:Ayşe Sarıkaya

Yorumlar

Popüler Yayınlar